Buz Küpü Metaforu

James Clear’ın Atomic Habits adlı kitabında okuyup çok beğendiğim bir metaforu kendi cümlelerimle paylaşmak istiyorum sizinle.

-20 derecelik bir odada, masanın üzerinde bir buz küpünün durduğunu hayal edin. Oda müthiş soğuk. Siz de kat kat giyinmişsiniz, odaya dağılan nefesinizin beyaz buharını izliyorsunuz. Ardından oda çoook yavaş bir şekilde ısınmaya başlıyor.


Önce -19 oluyor, sonra -18, -17, -16…

Buz küpü hala masanın üzerinde. Öylece duruyor.

-15, -14, -13… Tık yok. -12, -11, -10…

Buz küpüyle sessizce bakışmaya devam ediyorsunuz. Saatinizi kontrol ediyorsunuz. Üç saattir buradasınız.

-9, -8, -7, -6…

Acaba sonsuza kadar burada böylece duracak mı bu buz küpü? Off.

-5, -4, -3, -2… “Yeter artık!” diyor iç sesiniz. Beş saat olmuş.

-1…

“Çık git odadan, görmüyor musun erimiyor işte.”

Duvardaki termometre 0′ı gösteriyor ve işte tam da o anda bir şeyler olmaya başlıyor! Gözlerinize inanamıyorsunuz, minik minik su damlacıkları beliriyor buz küpünün masaya temas ettiği bölgede.

-1 ile 0 arasındaki fark, -2 ile -1 arasındaki farktan daha fazla değil. Fakat işte o son bir derecelik artış, daha önce ortaya çıkmayan müthiş bir değişimin kilidini açıyor.

Hayatta da dönüm noktaları tıpkı böyle gerçekleşir, diyor James Clear. Buz küpünün hikayesindeki gibi, -20 dereceden 0 dereceye doğru adım adım ilerleme, birikme söz konusudur; -20’dan 0’a devasa bir zıplama değil! Dönüm noktasına gelene dek minik minik bir sürü adım atmışızdır, sonucunu o anda göremediğimiz. Fakat bir gün, batıya doğru bir adım daha atarız her zaman yaptığımız gibi (bkz. değerler metaforu) ve o gün bir şeyler değişmeye başlar. Ufak da olsa sonuçları görmeye başlarız, buz küpünün masaya temas ettiği bölgede beliren ufak su damlacıkları gibi.


Çok çalıştığımız halde bir türlü sonucu görememekten yakınmak ve bunun için üzülmek, odayı -16 dereceden -5’e çıkardığınızda buz küpünün hala erimemiş olduğundan şikayet etmeye benzer, diyor James Clear.

Bu paylaşımı yapıyorum çünkü her ne kadar değerlerimiz doğrultusunda yol almayı savunsam da, insan beyninin sonuçları hemen görme ve hemen tatmin olmak isteme (Instant Gratification) eğiliminden bihaber değilim.

Bu yazının hepimiz için bir hatırlatma olması, değerlerimiz doğrultusunda yol alırken güç vermesi dileğiyle ❄️

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s