Etiketler vs. “Ece”

Kendi kendimize üstlendiğimiz etiketler. Başkalarının bize uygun gördüğü etiketler. Başkalarının bize uygun gördüğünü düşündüğümüz etiketler. Üstümüze yapışıp kalan etiketler. Belki kurtulmaktan korktuğumuz, belki de bize çok yakıştığını, hatta bir adım daha ileri gidersek, bizi biz yaptığına inandığımız tüm etiketler. Son zamanlarda bu konu üzerine çokça düşünüyorum. Etiketlerin içine sıkışıp kalma düşüncesi beni hüzünlendiriyor. Bugün biraz…

Dikkatini Vermeyi Seçtiklerin

Orijinal yazının tarihi: 13/06/2019 Aynı gün içinde üç farklı kaynaktan aynı mesaja maruz kalınca, artık bu konuda bir şeyler yazmanın vaktinin geldiğini anladım. Ne miydi bu mesaj? Dikkatini vermeyi seçtiklerin, deneyimlediğin dünyayı belirler. Yalnızca Yavaşladığında Görebileceğin Şeyler kitabının yazarı Haemin Sunim, “Zihin ve dış dünyayı birbirinden bağımsız var olan iki şey gibi görüyoruz. Fakat Buda’nın…

“Oyunum Olmadan”

“Oyunum olmadan, yapacak hiçbir şeyim yoktu. Yağmur öyle şiddetli yağıyordu ki, bedenime taşlar vuruyormuş gibi hissediyordum. Fırtınaya yakalanmış küçük bir ağaçtım.” Bu cümleler Beatrice Alemagna’nın Hiçbir Şey Yapmama Günü isimli çocuk kitabından. Dün kitabın sayfalarını karıştırırken bu cümlelere rastladığımda bir yumrunun kıpırdandığını hissettim içimde. Üzerine biraz konuşmak istiyorum. Her ne kadar bu günlerde üretmeye, çalışmaya,…

#COVID-19 : Uzmanların “Yüzünüze Dokunmayın” Tavsiyesi Üzerine

Bu günlerde dünya gündemini oldukça meşgul eden COVID-19 ya da bildiğimiz adıyla corona virüsünden kendimizi koruyabilmek için alabileceğimiz en basit ve temel önlemlerin ellerimizi gün içinde sık sık en az 30 saniye boyunca iyice yıkamak, bir de yüzümüze dokunmamak olduğu konusunda uzmanlar hemfikir. Fakat uzmanların kendileri dahi bu ikinci tavsiyeyi yerine getirmekte oldukça zorlanıyor, ki…

Kıtlık Yanılgısı

Bugün çok güçlü yanılgılardan biri olan ve pazarlama sektörünün de bolca yararlandığı Kıtlık Yanılgısı (Scarcity Error) yani, sınırlı sayıdaki ürünleri sırf sayıca daha az oldukları için, bol miktarda bulunan ürünlerden daha değerli bulmamız meselesi üzerine konuşalım istedim. Kıtlık yanılgısı, bizi daha az sorgulayarak daha çok tüketmeye iten sebeplerden yalnızca biri olsa da, oldukça güçlü bir…

Kintsugi : Kırıkları Sevip Koruma Sanatı

Kintsugi, Japonca’da “altınla onarma” anlamına gelen, benim müthiş sevdiğim bir kelime. Kelime olmanın ötesinde, bir sanat dalı, bir felsefe. İşlem, kırılan objelerin kırık parçalarının, altın tozuyla karıştırılmış bir yapıştırıcıyla yeniden birbirine yapıştırılmasından oluşuyor. Amaçsa, kırılan nesnenin kırıklarını gizleyerek tekrar “yeni gibi, hiç kırılmamış gibi” yapmak değil, tam tersine bu kırıkları mümkün olduğunca ortaya çıkarıp onore…

Ayla ve Yoga: Bir Doğrulama Yanılgısı Hikayesi

Ayla bugün hayatında ilk kez bir yoga dersine katılacak. Biraz gergin. İlk kez giydiği yoga taytının içinde çok rahat hissetmiyor, bir yandan da pozları “doğru” gerçekleştiremeyeceğini/herkesin ona güleceğini düşünüp endişeleniyor. Salonun arka tarafında bir köşe seçiyor kendisine. Matını sererken, kenarda birilerinin gülüştüğünü duyuyor. “Aman allahım, bana mı gülüyorlar yoksa? Taytım mı kötü gözüküyor acaba?” endişeli…

İhtimaller Karesi

Orijinal yazının tarihi: 09/06/2019 Zaman zaman zihnimizde konuşup duran o sesleri duyarız, zorlu bir görevle karşılaştığımızda: “Başarısız olacaksın!”, “Denemenin bir anlamı yok, boşa zaman harcıyorsun!”, “Geçmişte başarısız olduğun zamanları düşün. Bunda da aynısı olacak.” ve saz arkadaşları. Elbette kurduğumuz hayalleri ve koyduğumuz hedefleri gerçekleştireceğimizin garantisini kimse veremez. Fakat gerçek şu ki, eğer denemeye bile yanaşmazsak,…

Doğrulama Yanılgısı

İnsanoğlunun en iyi yaptığı şey, yeni edindiği bilgiyi konu hakkındaki ilk yargısı aynı kalacak şekilde yorumlamaktır. Dünyanın en zengin isimlerinden ünlü iş adamı Warren Buffett’nin çok sevdiğim bir sözü bu. Aynı zamanda literatürde Doğrulama Yanılgısı (Confirmation Bias) olarak bilinen eğilimin de harika bir özeti. Kısaca, insanların kendi yargılarını destekleyen bilgileri arayıp bulma ve yargılarıyla çelişen…

Buz Küpü Metaforu

James Clear’ın Atomic Habits adlı kitabında okuyup çok beğendiğim bir metaforu kendi cümlelerimle paylaşmak istiyorum sizinle. -20 derecelik bir odada, masanın üzerinde bir buz küpünün durduğunu hayal edin. Oda müthiş soğuk. Siz de kat kat giyinmişsiniz, odaya dağılan nefesinizin beyaz buharını izliyorsunuz. Ardından oda çoook yavaş bir şekilde ısınmaya başlıyor. Önce -19 oluyor, sonra -18,…